27.11.2017

Ertan AYDIN'ın Ardından

23 Kasım 2017'de yaşama veda eden karikatürcü Ertan AYDIN'ın kısa bir yazı ile bu ani vefatın ardından Cihan DEMİRCİ ve Bülent KARAKÖSE'nin 'ilk duygu' yazılarını alıntıladık.. Karikatürcü Ertan AYDIN, 23 Kasım 2017 tarihinde, Manisa'nın Salihli ilçesinde geçirdiği bir trafik kazası sonucu yaşama veda etmişti. Ertan AYDIN, bir..

Ertan AYDIN(9 Temmuz 2017)
"Bu bizim bayrağımız..
Açtığı yerde bahar gelir.
Açılmışsa bahar yakındır.."

Ertan AYDIN'ın Ardından..

Karikatürcü Ertan AYDIN, 23 Kasım 2017 tarihinde, Manisa'nın Salihli ilçesinde geçirdiği bir trafik kazası sonucu yaşama veda etmişti. Ertan AYDIN, bir dönem Evrensel gazetesinde de karikatürler çizmişti.

AYDIN'ın vefat etmeden dokuz (9) gün önce, Facebook hesabındaki son paylaşım yazısına yer verirken, bu ani vefatın ardından Cihan DEMİRCİ ve Bülent KARAKÖSE'nin 'ilk duygu' yazılarını da alıntıladık.
---------------
Vefat Haberi >>
Ertan AYDIN Karikatürleri / Facebook >>
---

Ertan AYDIN - (14 Kasım 2017)
"Düşmanının acısıyla acıyan, üzüntüsüyle üzülen bir kültürde doğduk biz."
"Apartmanda, hatta o sokakta bir acı varsa, gülmenin, eğlenmenin, hatta yüksek sesle müzik dinlemenin bile ayıp sayıldığı.. Televizyonların sesinin kısıldığı, "fazla" ışıkların söndürüldüğü.."
...


"Bizim kültürümüzde, acı ile birlikte kin ve düşmanlık da biterdi. Düşmanlar, hasımlar bile cenazenin başında aynı dilden, aynı yürekten ağlardı.."

"O kültürden bu kültüre nasıl gelindi; insanlar birbirlerine nasıl bu kadar kinlendi ve kinlerini bu kadar çirkefçe kusabilecek cesarete kavuştu hakikaten aklım almıyor.."
...
"Ama, asıl aklımı zorlayan; "inanç, din, dil, ırk, renk, milliyet ve cinsiyet ayrımı yapmaksızın tüm insanlığa hizmet etmek için" namusu ve şerefi üstüne yemin etmiş bir “hekim”in bu faşizm bataklığının tam ortasında yüksek sesle ötmesi.. Bu faşist kakafoniye vokallik yapması.."
...
"Sorun; onu linç etmek, işten atmak, dışlamak değil. Sorgulanması gereken, onun nasıl bu cesareti bulduğu, onun nasıl yetiştirildiği ve oraya getirildiği. Sorgulanması gereken, onu oraya getiren kültür!.."
(Kaynak):
https://www.facebook.com/profile.php?id=738748228
---

Cihan DEMİRCİ - (23 Kasım 2017)
"Bugün sabahtan beri içimde kimseye dillendiremediğim bir sıkıntı vardı, üstelik Küçük Çamlıca'da güzel bir okul etkinliği yaşayıp eve döndüm ve döner dönmez zamanında yaşadığı davalarla karikatürün çilesini çekmiş, duyarlı bir çizer arkadaşımızı Ertan AYDIN'ı kötü bir trafik kazasında yitirdiğimizin haberini aldım, onunla son yıllarda hep cenazelerde karşılaşır olmuştuk, bu kez o da gitmiş, 
Şans eseri yaşadığımız bir coğrafyadayız zaten, 2 ayrı hapis davasıyla boğuşmuş, onları alt etmişti Ertan, ama trafik canavarından kurtulamadı, ölüm ülkesinde canavar çok, insan az, çok üzgünüm, anısına sevgiyle..."
(Kaynak: Facebook >> )

---
'Ertan AYDIN'
(Çizen:
Sefer SELVİ
23 Kasım 2017)

Cihan DEMİRCİ - (23 Kasım 2017)
"Çok üzgünüm. 
Ertan AYDIN, politik bilinci olan, sosyal-toplumsal-siyasal duyarlılık içinde karikatürcülük yapan, cesur ve yürekli bir arkadaşımızdı. 
Bu hoyrat ülkede kıymeti bilinemeyenlerdendi. Yıllarca pek çok yerde karşılaşıp sohbet ettik. Onunla son yıllarda pek çok cenazede de birlikteydik. Çok güzel insanlar yitirdik son yıllarda. Gidenler zaten hep güzel insanlar. 

En son Bülent ULUER abimizin cenazesinde birlikte yürümüştük. Kötü bir kazaya kurban gitmiş. Böyle kazalardan birinden şans eseri kurtulmuştum 12 yıl önce. Hakkında açılmış davalarla bir dönem epeyce uğraşan Ertan AYDIN arkadaşımız bu davaları bir şekilde atlattı ama trafik canavarından kurtulamadı. 


Karikatürk Bülteni
('Ah Mizah' Arşivi)
Ülkede canavar çok, insan az!.. Bir dönem Evrensel Gazetesinde karikatürlerini yayınlamıştı. Ertan AYDIN, Susurluk Kazası adıyla tarihe geçen karanlık-derin devlet kazası sonrasında çizdiği bir karikatür yüzünden 11 ay hapis cezası almış bir çizerdi, bir başka karikatürü yüzünden de ceza almış ve hapse girmişti. 

11 ay ceza aldığı dönem şunları demişti: "Susurluk failleri yargılanmadan, ben iki ay içinde, çizdiğim bir karikatürden dolayı mahkum oldum ve cezaevine gireceğim..." 

İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davada "Türk Silahlı Kuvvetleri'ni basın yoluyla tahkir" suçundan 11 ay 20 gün hapsine karar verilen AYDIN, herkes gibi bu olayları eleştirme hakkına sahip olduğunu, kendisinin değil, Susurluk'un yargılanması gerektiğini söylemişti. Sonrasında yukarıda Nisan 1998 tarihli Karikatürk Bülteninde de gördüğünüz gibi, 


Yargıtay Ertan AYDIN'a verilen bu hapis cezasını 1998 yılında bozmuştu. Ertan AYDIN arkadaşımız henüz 51 yaşındaydı. Çok erken, çok acı bir kayıp daha... 
Çok üzgünüm... "
(Kaynak: AhMizah >> )
---


Bülent KARAKÖSE - (24 Kasım 2017)
"Gittiğin yerlerde Eflatun Nuri (ERKOÇ) hocamıza rastlarsan selamlarımı ve saygılarımı ilet sevgili Ertan. 
Seni İzmir’den Babıali’ye getirip, bir kedi yavrusu gibi o bırakmıştı aramıza. Bıraktığı o günü dün gibi hatırlıyorum. Cumhuriyet’teki masaların dilleri olsa da, onlar da anlatsalar seni. Ayda bir minicik bir çizgini yayımlatmak için az sabahlamadın üzerlerinde. 

Kaç sabah uyurken buldum seni o masalarda, kaç sabah çayımı poğaçamı simidimi paylaştım seninle… Böylesine güzel hatıralar biriktirirken, gazete çalışanlarının çoğu, özellikle de meslektaşlarımız bir çoğu sana uzaylı muamelesi yaptıklarında da yanındaydım hep. Onlara aldırış etmeden, beş kuruş para talep etmeden, gazetede yayımlanıp yayımlanmayacağı bile muğlâk, çizimlerine devam ediyordun. Hırsına, azmine hayran kalmamak mümkün değildi…

Yıllar sonra yollarımız çakıştı yine, çıkardığımız gazetenin koridorlarında. Evrensel’de olgun çizgilerini göstermenin, yaşamanın keyfini çok kısa sürdün. Seni cezaevine attılar çizdiğin enfes bir karikatürden dolayı. Uzun süre masana kimseyi oturtmamıştım. Kâğıtların, tarama ucun, mürekkebin, kalemlerin, fırçaların, silgin bıraktığın gibi kaldılar. Malzemelerini haftalar sonra cezaevinden yolladığın haber üzerine özenle zarflayıp, muhasebeden de bir miktar para çıkartarak sana göndermiştim… Bu memlekette yazıp çizmenin kolay olmadığını bilenlerdendin artık. 

Hayat bizleri farklı yerlere savurdu, cezaevi sonrası bir daha da yollarımız kesişmedi. Sen de benim gibi karabatak familyasındandın. İyi haberlerini ortak dostlardan aldım hep; kötü haberini ise şu Facebook’tan... 
Çizdiğin beyaz güvercinlerinle hep ışık içinde ol sevgili Ertan."
(Kaynak: Facebook>> )

---