24.07.2017

Akdağ SAYDUT Yazdı.. "Sizin hayalinizdeki heykel olmayabilir."

Semih BALCIOĞLU aramızda olsaydı “Daha iyisi olabilirdi…” dedikten sonra kahkahayı basardı sanırım.








Akdağ SAYDUT
Paylaşımlarında yorum ve bir anlamda cevap hakkını engelleyen 'Manşetlik Karikatürler' sayfa yöneticisinin dikkatine..
Kadıköy Belediyesi'nin girişimleriyle Karikatür Evi'nin önündeki alana 'Avanak Avni' ve 'Oğuz ARAL' heykelleri dikildi.
---

Bir sanat eserini beğenmek ya da beğenmemek, öznel ya da nesnel ölçütlerle değerlendirerek eleştirmek, hatta yerden yere vurmak hak ve sorumluluk olarak görülmelidir. Sorumluluk bağlamında, eleştiri yapanların kişileri hedef almaları, hakaretamiz söylemler kullanmaları kişisel tatmin ötesinde, asıl konuyu sulandırmaktadır. 

Sevgili Köksal ÇİFTÇİ, 'Avni' ve 'Oğuz ARAL' heykelini beğenmemiş. Hakkıdır, beğenmez. Sayın ÇİFTÇİ 'Manşetlik Karikatürler' sayfasındaki paylaşımında öyle bir başlık atmış ki, Sayın Aykurt NUHOĞLU’nu “utanmaya” davet ediyor. Neden? 


'Avni' heykeli
(Foto: Akdağ SAYDUT)
Başlığa, komik diyemeyeceğim. Çok ayıp olmuş, hatta çok utanç verici. Belediye Başkanı sanata ve sanatçıya sürekli destek olan, gençlerle sanatı ve sanatçıları buluşturmak için yatırım yapan, bu konuda iyi niyetle çalışan dürüst bir insan.

Başlığın hedefinde kim var? Sayın Aykurt NUHOĞLU mu, yoksa Karikatürcüler Derneği Başkanı mı, yoksa her ikisi mi, anlayana aşk olsun. Vallahi şahane (!) bir başlık olmuş. 'Kırmızı Başlıklı Kız' masalındaki Babaanne ile 'Hain Kurt' üzerinden acayip bir metafor bu başlık. İnsanın kafası karışıyor. Başkanlar sanatçı değiller, danışmanlar yetersiz, kırmızı başlık havada kalmış, heykeltıraş Yunus TONKUŞ da 'Hain Kurt' oluyor galiba.
Bırakın bu işleri.

Karikatürcüler Derneği Başkanı ile Köksal ÇİFTÇİ’nin içtiği su ayrı gitmezdi. Benim gördüğüm kadarıyla katıldığım bütün genel kurullarda Köksal ÇİFTÇİ onu destekledi. Derneğin bütün etkinliklerinde ve seyahatlerinde, toplantılarına Köksal ÇİFTÇİ hep “en ziyade müsaadeye mazhar” bir konumda yer almıştır. Fakat bir genel kuruldan sonra birden bire, ne hikmetse Karikatürcüler Derneği Başkanı’nı beğenmemeye başladı. Sebebini bilen bilir.



Şimdi heykeli mi beğenmiyor yoksa 'Karikatür Evi’ni mi beğenmiyor, Karikatürcüler Derneğine ve Başkanına ağır eleştiri (!) yöneltmek için altın fırsat (!) olarak mı değerlendiriyor, hiç anlaşılmıyor. Sevgili Köksal ÇİFTÇİ bunu hep yapıyor zaten.
---

Kadıköy Belediyesi 'Karikatür Evi' farklı bir yapı.
Belediye bürokrasisi yönetiyor. Sivil yapılar ise kurumsal birlikteliğin yanı sıra, farklı ihtiyaçlara göre destek veriyor; bu destek görüş bildirme ya da emek ortaklığı yapmanın ötesinde bir boyuta sahip değil. Aykurt Bey 'Karikatür Evi'ne herkesten fazla önem, destek ve emek veriyor. Hafta da birkaç kez geliyor, ilgileniyor. 



Karikatür tiplerinin heykellerinin yapılması, kent dokusunun içinde ya da 'Karikatür Evi’nin bahçesinde bu heykellerin yer alması, başka sanatçıların eserlerinin ya da tiplerinin duvar ya da kaldırımlarda yer alması bir projeydi ve peyderpey uygulamaları yapılıyor.



Sayın ÇİFTÇİ 'Karikatür Evi' projesi gündeme geldiğinde ilk önce evin yerini beğenmedi. Orada hiçbir etkinlik yapılmaz dedi. Çok sevinçliyim, öngörüleri tutmadı. Buna rağmen, şimdi yapılan işleri hiç olmazsa, emeğe saygı bağlamında da olsa takdir etmediği gibi beğenmiyor. Kişisel görüş ve değerlendirmeleridir. 

Türkiye’nin gündemi bambaşka şimdi. Mehmet AKSOY’un 'İnsan Heykeli'ne ucube dendiği zaman çok kızmıştık değil mi? Şimdi aynı hataya düşmeyelim. 
Oğuz ARAL Heykeli
(Bahadır BARUTER)

Biliyorsunuz Bahadır BARUTER’in tasarladığı ilk Oğuz ARAL heykelini önce kırdılar. Heykel onarıldı. Bir kere daha kırdılar, sonra yaktılar. 

Heykelin suçu heykel olmaktı.

Heykeli yapılan adamın suçu ise bir kuşağa karikatür ve mizahı sevdirmekle yetinmeyip, bir karikatürcü ordusu yetiştirmesi, karikatürü herkese sevdirmesiydi.

O adam ki dergide işler bitip, herkes evine gittiğinde Anadolu'nun ücra köşelerinden ya da bir taşra mahpushanesinden gelen çiçeği burnunda mektuplarına yanıt yazardı. Haftanın bir günü meraklılara, heveslilere doğru bir çizimin nasıl yapılması gerektiğini anlatmak için nefes tüketirdi.

Onun öğrencileri heykelini Cihangir'e diktiler (26.7.2005) yobaz takımı da yıktı.

'Avanak Avni' ve 'Oğuz ARAL'
heykelleri- Kadıköy
(Yunus TONKUŞ)
Şimdi Heykeltraş Yunus TONKUŞ’un elinden çıkan Oğuz ARAL heykeli Kadıköy'de. Bir yanında da Avni var. Sizin hayalinizdeki heykel olmayabilir. 

Ama ustanın anısına duyulan saygının görsel ifadesidir; ben o anıya saygı duyuyorum. Çizerler abartmayı sever, fakat konuyu, eski söylemle, bu kadar izam etmeyin! 

Semih BALCIOĞLU aramızda olsaydı “Daha iyisi olabilirdi…” dedikten sonra kahkahayı basardı sanırım.

Düşünenler, emek verenler sağ olsun.


NOT: 
Bu yazıyı yazma nedenim şudur; Sevgili Köksal ÇİFTÇİ 'Manşetlik Karikatürler' sayfasındaki paylaşımında yorumları kapatmış. Yani tek taraflı yayın yapıp, paylaşımlarına karşı görüş beyan edilmesini engelleyen, Güncel demokrasi (!) anlayışına paralel bir anlayışı benimsemiş anlaşılan! 
Eleştirdiği insanların yanıt hakkını engelliyor, kaldı ki, bu kişiler o sayfanın izleyicisi değil.