Metin ÜSTÜNDAĞ İle Yeni Dergisi ve Mizah Üzerine

Gazeteci Sayım ÇINAR, mizah yazarı ve karikatür çizeri Metin ÜSTÜNDAĞ ile yeni çıkardığı dergi "Yumuşah G" ve mizah üzerine bir ropörtaj yaptı.. 
"Kendimi tekrar ettiğim zaman hemen yaptığım şeyi bırakıyorum. Mesela, çizgi çiziyorum, çizgiyi bırakıyorum yazı yazmaya başlıyorum. Yazıyı bırakıyorum, şiir yazıyorum, şiiri bırakıyorum resim yapıyorum. Fırsatım olsa bale bile yaparım."


Salı 20.10.2015 Cartoon Colors
"Şu anda fikirlerden ziyade siyaset ekmeğe bağlanmış durumda."

(...) Baskı ve darbe dönemlerinde mizah patlar, dergilerin tirajları yükselir ama burada durum farklı. 1980 öncesinde sokakta herkes ölüyordu, sokak kanlıydı ama bir özgürlük de vardı. Şu anda çok garip bir dönem yaşıyoruz. Hem bir sürü özgürlük imkanı var, en başta internet gibi hem de birden müdahale edilebiliyor. Fikir algısı yok. Şu anda fikirlerden ziyade siyaset ekmeğe bağlanmış durumda. 
Metin ÜSTÜNDAĞ
Mesela, televizyondaki tartışmalarda karşılıklı birbirlerini dinlemiyorlar, birbirlerini öldürmeye çalışıyorlar. Mizahın oluşması için karşıt karakterler olması gerekiyor. Hacivat-Karagöz, Kavuklu-Pişekar gibi. Bunların hiçbiri olmadı. Şu anda sadece Hacivat var, sadece Kavuklu var, karşıtı yok, bulamıyoruz. Dolayısıyla mizah olmuyor. 
Ayrıca ortam da çok sert. Herkes çok alıngan. Havalar çok nemli, herkes hemen nem kapıyor. Şartlar ve zemin mizaha çok elverişli değil. Her şey istemediğiniz bir tarafa kayabiliyor. Yanlış anlaşılabiliyor. En önemlisi, son olaylardan sonra bırak birlikte gülmeyi, başarılara birlikte sevinemiyoruz bile. Nobel'e bakıyoruz, Kürt almış, öbürü başka bir şey diyor. Türkiye çok bozdu kendini. Bizi bozdular. (...)

"Biraz Ayağınızı Denk Alın' Mesajı Veriliyor.."

(...) En büyük baskı otosansür. Fransa'daki olay Türkiye'yi çok etkiledi. çünkü herkes 'olmadı Paris'e gideriz' diye düşünüyordu ya, baktı ki Paris de öyle kaçılacak bir yer değil. O yüzden bir dönem büyük bir karamsarlık oldu. Saldırıda ölen karikatüristler arkadaşlarımızdı. Jorj VOLINSKI'yle beraber hamama gittik, Yenikapı'da meyhaneye gittik. 80 küsur yaşındaydı. Zaten bıraksalar birkaç yıl sonra doğal ölümü olacaktı. Ama o olayda uluslararası derin devlet işi var, bu kadar saçma bir şey olamaz. Fransa'da bu oluyorsa her yerde olur. Biraz 11 Eylül'e, biraz John KENNEDY suikastına benziyor, her şeye benziyor. Bir katil var, katil öldürülüyor. Ortada hiçbir şey bırakmıyorlar. Hikaye yani... Ve bunlar Paris'in göbeğinde oluyor. Öyle ise her yerde olabilir. Dolayısıyla bize, kendi adıma söylemiyorum ama 'biraz ayağınızı denk alın' mesajı veriliyor. (...) 
Röportajın tamamı: Gazeteciler.com
Metin ÜSTÜNDAĞ/Vikipedi
Metin ÜSTÜNDAĞ/Facebook
Metin ÜSTÜNDAĞ/Vikisöz