Mete Arif TOKMAK İmza Günü



Karikatürcü Mete Arif TOKMAK, yeni çıkardığı kitabı için imza günü düzenliyor..

Pazrtesi 21.09.2015 Cartoon Colors
Karikatür ve sanat çalışmalarını Zonguldak'ta sürdüren çizer Mete Arif TOKMAK, "Taşra Züppesi" isimli romanını piyasaya sürdü. Ön başlığı "Zonguldaklı Bir Roman"  adını taşıyan ve Zokav Yayınları'ndan çıkan kitap 320 sayfa. Mete Arif TOKMAK'ın imza günü, 3 Ekim 2015 Cumartesi, Zonguldak Maden Mühendisleri Odası'nda gerçekleşecek.


Mete Arif TOKMAK
(Karikatürcü-Yazar)
(Kitaptan)                              
"Bu kentin böyle bir yanı vardı işte! Bir yalnıza kucak açabiliyordu kolayca. Geceleri rahattı...
Her sokağı size hayır diyemeyecek kadar yorgundu... Kıvrak ve ıslak, çamurlu bir merdivenden geçerken 30, 40 yıl öncesinin bir sokak lambasına değiyordunuz... Artık yanmıyordu...
Ama sizin henüz hayatta olmadığınız bir zamanda o bu merdiven aralığını aydınlatıyordu... Sarhoşların, işine giden Kürt, Türk madencilerin, komşunun kırkından dönen Alevi veya Sünni bir ailenin, belki de Muzaffer Tayyip'in, Kemal'in Çelikel'e giderken geçtiği yollardı bunlar."


" Bizim taşramızda ‘mendirek’ taşranın şartlarını aşmak açısından bir ölçü olarak gösteriliyordu. Şehrin merkezi ile sınırlı kalmayı imleyen limanın mendirekleri, “mendireğin ötesi” gibi bir kavram üretilmesine sebep olmuştu. 
Artık mendireğin ötesine geçmek istiyordum. Şehrimizde durmayı kaldıramaz hale geldiğim bir dönemdeydim. Kenti terk etmek düşüncesi o kadar basınç yaratmıştı ki içimde bir ara herkesle iyice bağı koparmaya niyetlenmiştim. Bunu sağda solda dile getiriyordum… Kentteki vahşi ilişkiler midemi bulandırıyordu. İnsanlardan nefret etmeye başlamıştım… Birileri aylak olduğumu söyleyip durmaya başlamıştı zaten… Mecburiyet Caddesinden başka gezecek yeri olmayan şehirde görünür bir figür haline gelmiştim. Şehrin delisine dönüşmeye ramak kalmıştı. Arkamdan konuşulanları duyabiliyordum. Ya da şizofrenik bir ruh halinde savruluyordum. Kentin Zühtü MÜRİDOĞLU tarafından yapılan İnönü heykelinin kaidesinde yazan “Bir gün namussuzlar kadar namuslular da cesaret sahibi olmadıkça” diye kısaltabileceğim veciz sözün önünde bağırıp çağırmak, her şeyi protesto etmek istiyordum. O günlerde, Han’ı bu heykelin önünde durdurup yazıyı gösterdim. “Bu kentten bir lejyoner olarak bile gidebilirim imkân olsa” dedim. Herhalde bir lejyoner filmi izlemiş olmalıyım o ara… Han anıtlardan da nefret ediyordu, muzipçe güldü. "

Mete Arif TOKMAK/Fecebook


"Zonguldak sağ mendirek ucundan
Site taraflarına pilot kalemle bakış"
(Desen: Mete Arif TOKMAK)